Ankara Otobüs Bileti

Ankara, ülkemizin başkenti Ankara şehrinin merkezi , Anadolu topraklarının en yoğun nufüsa sahip İstanbul’dan sonra 2. ve yer yüzünün en kalabalık 35.  şehri olduğundan birçoğunuz haberi vardır sanırım. Toprakları  büyük ölçüdü İç Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Sakarya kısmında bulunmaktadır. Ülkemizin neredeyse tam ortasında yer aldığını herkes haritaya baktığında görecektir  , bu yüzden hem bulunduğu coğrafi koordinatları hem de Türkiye’de üstlendiği görevi (Başkent olması) itibariyle  Türkiye’nin kalbi diye yurt dışında yurt içinde anılmaktadır.Aşağı yukarı dokuz yüz kırk metre rakımı ile nem oranı düşük fakat bir o kadar da soğuk bir memlekettir.  Helenistik dönemde ki adıyla Ankyra’nın şu an ki  nüfusu iki bin on iki senesinde gerçekleştirilen nüfus sayımına bakıldığında beş milyon olarak görülmektedir.

Ankara otobüs bileti alarak bazı yerleri ziyaret edebilir , İç Anadolu’nun eşsiz tarihine tanıklık etme şansını yakalayabilirsiniz. Arap kaynaklarında Ma’muriye-i Selâse olarak geçen başkentimizin gezilecek yerlerini tanımaya ne dersiniz ? Continue reading

Cezayir Afrika’nın Kuzey Yakası

İklim ve bitki örtüsü: Cezayir ikliminin en çarpıcı özelliği kuraklığıdır. Sahrada yıllarca yağmur düşmeyen bölgeler vardır. Fakat daha kuzeyde, kışları ılıman enlemlerden gelen fırtınalarla etkilenen bir iklim şeridine rastlanır. Bununla beraber yağmurlar hiç bir zaman güvenilir düzende değildir. Nitekim peş peşe birçok kurak yıldan sonra, kışları yağmurlu geçen yıllar olabilir. Yalnızca Sahranın kuzeyindeki dağlarda ve Akdeniz kıyılarında yağış kesindir. Bazı ormanlık bölgelerde yıllık yağış miktarının 1 400 mm.’yi aştığı olmaktadır. Continue reading

Fas Ülkesini Yakından Tanımak

Halk: Afrika’nın bu kuzeybatı ucu, birçok halkın ve kültürün durak yeri olmuştur. Fas kültürü güneybatı Asya, Afrika ve Avrupa’nın etkileriyle yoğrulmuştur. Yerel Berberi kültürü, hâlâ değişik şekillerde ve özellikle uzak dağ ve çöl bölgelerinde kendi başına yaşayan gruplarda etkisini sürdürmektedir. Fakat Berberilerin çoğu VIII. ve XIV. yüzyılda ülkeyi istilâ eden Araplara karışmışlardır. XV. yüzyılda İspanya’nın Hıristiyanların eline geçmesi üzerine Fas’a sığınan Endülüs Müslümanları ve Yahudiler de şehir hayatında izlerini bırakmışlardır. Yirminci yüzyıl başlarında Fransa’nın ülkeyi yönetmiş olmasının sonucu olarak ülkede 100 000 kadar Fransız yaşamaktadır. Continue reading

Türkiye’de Ormanlar ve Tarım alanları

Ormanlar: Türkiye’de ormanlar daha çok Karadeniz bölgesinde yaygındır. Buranın her mevsim yağışlı oluşu, ormanların gelişmesine imkân verir. Bu bölgedeki kıyı dağlarının denize bakan yamaçları gür ormanlarla örtülüdür. Deniz düzeyinden itibaren başlayan bu ormanlar dağların yamaçlarında 2 000 m. yüksekliğe kadar çıkar ve daha yükseklerde Continue reading

Türkiye’de yer alan bölge bölge akarsular

Akarsular: Türkiye’deki akarsular genel olarak yüzey biçimlerine uyar. Bazıları kısa ömürlü, bazıları da süreklidir. Akarsuların rejimi iklime bağlıdır. Bu yüzden akarsuların çoğu kışa doğru kabarır. Bu kabartı ilkbaharda eriyen karlar ve bol yağan yağmur sularıyla büsbütün artar; fakat yaz aylarında zayıflar. Ege ve Akdeniz bölgesindeki ırmakların suları sonbaharda çoğalır. Yazın yağış azlığından ve buharlaşmanın çokluğundan bu bölgedeki ırmakların suları  iyice azalır, küçükleri kurur.

Doğu Anadolu’da kış mevsimi karlı geçtiğinden, buradaki ırmakların sulan kışın azalır. Doğu Karadeniz bölümündeki akarsular, her mevsimde su bakımından zengindirler. Fakat yatakları çok dik olduğundan rejimleri düzensizdir. Türkiye’deki akarsuların çoğu, dağlardan sürükledikleri kum ve çakıllarla yataklarını doldurdukları için, denize yakın kesimlerde bile, gemilerin işlemesine elverişli değildirler. Fakat dağlık bölgelerdeki akarsular üzerinde barajlar yapılarak elektrik enerjisi üretme olanağı vardır. Akarsu havzaların birbirinden ayıran ve kuzeydoğu—güneybatı doğrultusunda uzanan su bölümü çizgisi, Doğu Anadolu’ yu Karadeniz bölgesiyle İç Anadolu’ dan ayırır. İçbatı Anadolu’da da bir yandan Karadeniz havzasını, diğer yandan da Ege ve Marmara havzasını birbirinden ayıran ikinci derecede bir su bölümü çizgisi vardır. Konya bölümü kapalı havzası ile Karadeniz havzası arasındaki su bölümü çizgisi düzlüklerden geçer.

Karadeniz’e dökülen akarsuların çoğu kısa boylu çaylardır. Sulan boldur; fakat dağlık bölgelerden geldikleri için hızlı akışlıdırlar. Kenar dağların iç sıralarında ya da iç Anadolu’da doğan büyük ırmakların suları yaz mevsiminde azalır. İlkbaharda karların erimesi ve bahar yağışlarıyla sulan çoğalır. Bu nedenle rejimleri düzensizdir. Sakarya, Kızılırmak, Yeşilırmak ve Çoruh ırmakları Karadeniz’e dökülen akarsulardır. Marmara’ya dökülen akarsuların da rejimleri düzensizdir. İlkbaharda karların erimesiyle ve bahar yağmurlarıyla suları kabarır, yazın ise iyice azalır. Bu denize dökülen başlıca akarsular Susurlu ırmağı ile Gönen ve Biga çaylarıdır. Ege denizine dökülen akarsular dağlar arasındaki vadiler içinde az eğimli tabanlarda akarlar. Akış hızları azdır. Yazın sulan iyice azalır. Sonbaharda başlayan yağışlar sularını çoğaltır; ilkbaharda karların erimesi ırmakları taşmr. Ege denizine dökülen başlıca akarsular: Bakırçayı, Gediz, Küçük ve Büyük Menderes ırm aklan dır. Ayrıca Meriç ırmağı da Ege denizine dökülür. Akdeniz’e dökülen akarsuların çoğu kısa boylu ve yazın sulan azalan çaylardır. İlkbaharda dağlardaki karların erimesi bunları taşırır. Akdeniz’e dökülen büyük akarsular Seyhan ve Ceyhan ırmaklarıdır.

Doğu Anadolu akarsuları yüksek ve çok dağlık bir bölgeden doğarlar. Bu nedenle yatakları kimi yerde dar ve derin bir boğaz şeklini alır. Kışın sulan azalır. Yüksek alanlardan geçen ırmakların suları yaz ortalarına dek azalmaz. Çünkü bu kesimlerde çabuk erimeyen karlar onlara sürekli su sağlar. Doğu Anadolu’nun başlıca akarsuları Kura ile Fırat ve Dicle’dir. Bunlardan ilk ikisi Hazar denizine, öbür ikisi de birleşmiş olarak İran körfezine dökülür. Türkiye’de irili ufaklı 80 kadar göl vardır. Bunlar Marmara bölgesi, Göller yöresi, İç Anadolu ve Doğu Anadolu gibi alanlarda toplanmıştır. Türkiye göllerinin çoğu, üçüncü zaman sonunda oluşmuştur. (Marmara bölgesindeki Manyas, Ulubat, İznik gölleri). Bazıları da yeni kıvnlma dağları arasındaki çukurluklara yerleşmiştir (Batı Torosların iç kısımlarındaki göller). İç Anadolu’da eskiden bulunan iç denizden kalma göller de vardır (Tuz gölü). Yanardağların ağızlarında suların birikmesiyle oluşan Krater götleri de görülür (Nemrut gölü). Van gölü, çöküntü çukurunun Nemrut dağından çıkan lavlarla önden kapanmasıyla oluşmuş bir set gölüdür. Tortum gölü de bir set gölüdür. Tortum vadisini önden kapayarak geride bir gölün oluşmasını sağlayan set, bir kısım yamacın kayması sonucunda oluşmuştur.

Türkiye’nin kıyı göllerinden bir kısmı geniş ırmak ağızlarının kum setiyle tıkanarak geride su birikmesi şeklinde oluşmuştur (Bafa gölü, Çekmece gölleri, Terkos gölü). Türkiye’deki göllerin sularının bir kısmı tuzlu, bir kısmı da tatlıdır. Tatlısu göllerinden sulama işlerinde yararlanılır. Tuzlu göllerden de tuz elde edilir. Bazı göllerden elektrik enerjisi de elde edilmektedir (Hazar ve Tortum gölleri).